24 Ocak 2026 - Cumartesi

“Adamcılık” yaygın eğitimi çürütüyor

usta öğretici

Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 3 dk.
88 okunma
HÜSEYİN YETİŞ

HÜSEYİN YETİŞ

yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Google News

“Adamcılık” yaygın eğitimi çürütüyor

Birçok Halk Eğitim Merkezi’nde benzer bir tablo yaşandığı ifade ediliyor.

Beklemede olanlar:

  • Yüksek puanlı,

  • Uzun yıllar görev yapmış,

  • İşini onuruyla sürdüren usta öğreticiler.

Görevlendirilenler ise çoğu zaman;

  • Deneyimi yetersiz,

  • Niteliği tartışmalı,

  • Ancak yöneticiye yakın isimler oluyor.

Usta öğreticiler bu durumu açıkça “adamcılık” olarak tanımlıyor ve bunun eğitimin ruhuna zarar verdiğini vurguluyor.

Tasarruf emeğin boğazından mı yapılır?

“Tasarruf” gerekçesi kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, usta öğreticiler şu soruyu yöneltiyor:

Tasarruf;

  • Zaten güvencesiz çalışan,

  • Yılın yarısında sigortası yatırılmayan,

  • Başka bir geliri olmayan

emekçilerin sofrasından mı yapılır?

Usta öğreticilere göre devlet tasarrufu, emekçinin ekmeğiyle yapılamaz.

2026, usta öğreticiler için ‘açlık yılı’ mı?

Bugün çok sayıda usta öğretici;

  • Kirasını ödeyemiyor,

  • Çocuğunun okul masrafını karşılayamıyor,

  • Sosyal yardımlara muhtaç hale geliyor.

Bu insanların lüks içinde olmadığına dikkat çekiliyor:
“Biz hayatta kalmaya çalışıyoruz” diyorlar.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrı

Sahayı iyi bilen bir isim olarak görülen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen usta öğreticiler, yaşanan tabloya müdahale edilmesini istiyor. Talepler net:

  • Liyakat esaslı görevlendirme,

  • Adamcılığa karşı etkin ve şeffaf denetim,

  • Kurs saat kotalarının gerçek ihtiyaca göre artırılması,

  • En az 3–5 yıllık sözleşme ve 12 ay sigorta güvencesi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği “Kim çalışıyorsa hakkını alacak” sözünün bugün usta öğreticiler için sınandığı ifade ediliyor.

Yıllardır devletine hizmet eden insanların açlık ve belirsizlikle baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.

Son söz

Yaşananların sadece mevzuat ya da bütçe meselesi olmadığı belirtiliyor. Asıl sorunun;

  • Liyakati yok sayan anlayış,

  • Adamcılığı normalleştiren sistem,

  • Emeği kolay harcanır gören bakış açısı

olduğu ifade ediliyor.

Usta öğreticiler, bu ülkenin yükü değil omurgası olarak görülmek istiyor.
Omurga kırılırsa, sistem ayakta kalmaz.

Çağrı net:
Artık geçici bahaneler değil, kalıcı adalet konuşulmalı.
Tasarruf değil, insan onuru esas alınmalı.

Usta öğreticiler aç bırakılmamalı.
Adalet ertelenmemeli.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları